top of page

Hizmet Alım Yöntemi ile Çalışan Sağlık Meslek Mensuplarının Kamu Alacakları ile İlişkisi

  • Paksoy
  • 26 Kas 2024
  • 3 dakikada okunur

Birçok sağlık kuruluşu hizmet aldıkları doktorlar başta olmak üzere diş hekimleri, diyetisyenler, psikoterapistler ve diğer sağlık meslek mensuplarından hizmet alım yöntemi ile çalışmalarını beklemektedir. Bu konuda sağlık meslek mensuplarının kendi adlarına bir vergi açılışı yapmaları yahut bir sermaye şirketi kurarak çalışmaları uygulamada sık karşılaşılan yöntemlerdir.


Bu çalışmamızda bu yöntemlerin kamu alacakları hususunda doktorların karşılaşacağı süreçleri irdeleyeceğiz. Bu bağlamda önce kamu alacağının ne olduğun, kamu alacaklarından özel olarak vergi türlerinden gelir vergisini, kurumlar vergisini, bu vergi türlerinin bir birlerinden farkını, katma değer vergisini (KDV), damga vergisini inceleyeceğiz, akabinde hangi yöntemle çalışıldığında hangi vergilerden sorumlu olacaklarını ifade etmeye çalışacağız.


Kamu alacağı tanımı, amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile belirlenmiştir. Bu kapsamda kamu tüzel kişilerinin alacaklı olduğu her türlü vergi, resim, harç, idari para cezası, adli para cezası, sigorta pirimleri, bunların faizleri ve ferileri bunlara ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacaklar kamu alacağıdır. Bununla birlikte kamu hizmetlerinden yararlanmak için ödenmesi gereken alacaklarda kamu alacağı olarak kabul edilmiştir. Ancak sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil alacakları kamu alacağı olarak kabul edilmez.


Gelir vergisi gerçek kişilerin elde ettikleri kazanç ve iradların toplamından alınan bir vergi türüdür. Bu vergi kural olarak kişinin gelirine göre artan oranda değişir. 2024 yılı için gelir vergisi oranı ilk 110.000,00₺için %15, sonraki 120.000,00₺ için %20, sonraki 300.000,00₺ için ücret alacaklarında 640.000,00% 27 sonraki 2.420.000,00₺ ücret alacaklarında 2.130.000,00 için %35, 3.000.000,00₺’den fazlası için %40 olarak gelir vergisi ödenir. Bu dilimler her yıl yeniden değerleme oranı kadar arttırılır. Görüldüğü üzere gelir verigisi açısından işçi olarak çalışma ile hizmet sağlayan vergi mükellefi olarak çalışmak arasında ödenen vergi miktarında dahi olsa fark oluşmaktadır. Ayrıca ödemeyi yapan kişiler bir vergi mükellefi ise ödemeyi yaparken ödenmesi gereken miktarın %20’sini gelir vergisi kesintisi (stopaj) olarak ödenen miktardan kesip vergi dairesine ödemekle yükümlüdürlerr. Bu nedenle de uygulamada sağlık meslek mensupları bir sermaye şirketi kurmaya yönlendirilmektedirler. Sermaye şirketi kuran sağlık meslek mensupları verdikleri hizmetlerin alacakları yönünden gelir vergisi ile değil kurumlar vergisi ile karşılaşırlar. Kurumlar vergisi gelir vergisinin kurumlar tarafından ödenenidir. Ancak kurumlar vergisinde artan oranlı bir vegilendirme değil sabit oran mevcuttur. bu vergi türünde oran %25’dir. Bu oran dilimlere göre değişmeyip sabit bir vergi oranıdır. Ayrıca gelir vergisinin aksine ödemeyi yapan kişi vergi mükellefi dahi olsa kurumlar vergisi kesintisi yaparak ödeme yapmayacak ödemeyi tam olarak gerçekleştirecektir.


Bu vergilerin dışında hizmet alım yöntemiyle çalışan sağlık meslek mensuplarının sağladıkları hizmet katma değer vergisi (KDV) her halukarda sermaye şirketi olarak hizmet sağlandığında da vergi açılışı yapmak suretiyle gerçek kişi işletmesi olarak çalışıldığında da KDV kanunu bakımından vergiye tabi hizmettir. 2024 yılı itibariyle sağlık hizmetlerinden alınan kdv %10’dur. Hizmet sağlama yöntemleri açısından sağlık meslek mensuplarının bir seçenekleri gerçek kişi işletmesi olarak faaliyet göstermeleridir. Gerçek kişi olarak faaliyet gösteren sağlık meslek mensupları vergilendirme açısından gelir vergisine tabii olacaklardır. Bununla birlikte iş ile ilgili yaptıkları bütün borçlanmalar ve tahakkuk eden vergi resim harçlar başta olmak üzere her türlü kamu alacağından şahsen şahsi mal varlıkları ile sorumlu olacaklardır. Bu nedenle tacir kabul edilme sınırından yüksek gelir elde etmeyi planlayan kişilerin yasal bir zorunluluk olmadığı sürece gerçek kişi tacir olarak işletme işletmeleri ticari intihara eşdeğerdir. Zira TTK. Kapsamında tacir olan kişilerden beklenen basiretli tacir olma kavramı bir gerçek kişinin tekbaşına sağlaması çok olası olmayan bir unsurdur.


Sermaye şirketlerinden limited şirket bağlamında durum gerçek kişi tacir olmaya piyasada söylenen adıyla şahıs firması açmaya göre avantajı borç ve yükümlülükler gerçek kişi üzerinde değil limited şirket üzerinde oluşur. Ancak limited şirket kamu alacakları yönünden gerçek kişi işletmelerinden farksızdır. Limited şirket ortakları kamu alacaklarına karşı amme alacaklarının tahsili usulü kanunu kapsamında limited şirketle müteselsilen ve müştereken kamu alacaklarından bütün mal varlığı ile sorumludur. Uygulamada hastahanelerin paravan limited şirket kurarak sağlık meslek mensuplarına bu şirketlerin hisselerini satış olarak gösterdikleri vakalar da mevcuttur. Her ne kadar iş akdi sonlandırıldığında bu şirketlerin devri için de anlaşmalar yapılsa da untulmaması gereken şey devir tarihinden itibaren 2 yıl boyunca sorumluluğun devam ettiğidir.


Hizmetlerin anonim şirket ile sağlanması durumunda vergisel sorumluluk bakımından limited

şirketin de bir tık üzerine çıkılmış olur. Hizmet sağlayan meslek mensupları yönetici olmadıkları durumda kamu alacakları dahil şirketin hiçbir borcundan sorumlu tutulamazlar. Bu nedenle daha önce limited şirket olarak kurulmuş sağlık hizmeti sağlama maksatlı şirketlerin tür değiştirmesi mümkündür. neticeten unutulmaması gerekir ki şirket kurulduğu taktirde alınacak huzur hakları, şirket temettüleri ayrıca gelir vergisine tabii olacaktır. Bu nedenle iş sözleşmesi ile çalışmayan sağlık meslek mensupları vergilendirme tarafında hem kurumlar vergisi ödeyecek, hem de alacaklarından gelir vergisi ödeyeceklerdir. Ancak TTK.’da kural olarak başka alanlarda çalışmama gibi bir yasak olmadığından dolayı tüzel kişi tacirler kazançlarını dağıtmaksızın yatırımlara çevirebilir ve vergisel avantajlardan faydalanabilirler.


Sonuç olarak tavsiyemiz sağlık meslek mensuplarının mümkün olduğunca iş sözleşmesi ile çalışmaları olsa da, piyasanın hizmet alım yöntemini dayatması sebebiyle çalışma yöntemlerini doğru belirlemeleri ve takip etmeleridir.

bottom of page