top of page

Noterlerin Hukuki Sorumluluğunda Anayasal Dönüşüm: Anayasa Mahkemesi'nin 2025/276 Sayılı Kararı ve Yansımaları

  • 3 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Giriş

Türkiye’de noterlik mesleği, uzun yıllardır "serbest meslek" ve "kamu hizmeti" arasındaki hibrit yapısı nedeniyle hukuki sorumluluk tartışmalarının odağında yer almıştır. 1 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı, noterlerin hukuki sorumluluğu tartışmasına anayasal bir nokta koyarak noterlerin sorumluluk rejimini kamu hukuku güvencesine bağlamıştır.

 

1. Kararın Arka Planı ve İptal Edilen Düzenleme

Dava konusu, 7413 sayılı Kanun ile Noterlik Kanunu’nun ‘Noterlerin Hukuki Sorumlulukları’ başlıklı 162. maddesine 2022 yılında eklenen ve taşınmaz satış sözleşmelerinden doğan zararlardan noterleri doğrudan sorumlu tutan ikinci fıkradır. Bu fıkraya göre:

 

“Taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden dolayı oluşan zarardan noterler de sorumludur. Bu zararın Devlet tarafından ödenmesi hâlinde Devlet, sözleşmeyi düzenleyen notere rücu eder. Notere karşı açılacak davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.”

 

2. Anayasa Mahkemesinin "Kamu Görevlisi" Tespiti

Mahkeme, iptal gerekçesini oluştururken noterliğin statüsünü netleştirmiştir ve kararında şu tespitlerde bulunmuştur.

  • Kamu Hizmeti: Noterlik, adalet sisteminin işlemesine yardımcı olan klasik bir kamu hizmetidir.

  • Resmî Daire: Noterlik daireleri resmî daire sayılır ve burada yapılan işlemler sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmî belgelerdir.

  • Denetim ve Atama: Noterlerin atamaları, denetimleri, disiplin işlemleri ve ücret tarifeleri Adalet Bakanlığı tarafından belirlenmektedir.

 

Bu veriler ışığında AYM, noterlerin Anayasa’nın 129. maddesi kapsamında "kamu görevlisi" olduklarını tespit etmiştir.

 

3. Anayasal Engel: Doğrudan Dava Yasağı

AYM’ye göre, bir kamu görevlisinin yetkilerini kullanırken işlediği kusurlardan doğan tazminat davaları, Anayasa’nın 129/5. maddesi uyarınca ancak idare aleyhine açılabilir. Vatandaşın doğrudan kamu görevlisini (noteri) hedef alması anayasal güvence ile bağdaşmaz.

 

4. Kararın Mevcut 162/1. Madde Üzerindeki Emsal Etkisi

Bu kararda inceleme taleple sınırlı olarak ikinci fıkra kapsamında yapılmıştır. Ama kararın etkisi sadece taşınmaz satışlarıyla sınırlı değildir. Kararda yapılan tespitler çerçevesinde Noterlik Kanunu’nun halen yürürlükte olan 162. maddesinin birinci fıkrası da değerlendirilmelidir.

 

Bu maddeye göre:

Stajyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterler, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara

karşı sorumludurlar.

 

Noter, birinci ve ikinci fıkralar gereğince ödediği miktar için, işin yapılmaması, hatalı

yahut eksik yapılmasına sebep olan stajyer veya noterlik personeline rücu edebilir.”

 

Mevcut birinci fıkra, noterleri kendi ve yanlarında çalışan personelin hatalarından dolayı zarar görenlere karşı doğrudan sorumlu tutmaktadır. Nitekim bu maddede birinci fıkraya dayanarak zarar görenler doğrudan noterlere dava açmaktadır.

 

AYM’nin noterleri "kamu görevlisi" olarak tanımlaması, ikinci fıkra çerçevesinde taşınmaz satışı nedeni ile zarar görenlerce notere doğrudan dava açılmasını AY m. 129’a aykırı görerek iptal etmesi, birinci fıkradaki "doğrudan notere dava açılması" imkanını tartışmalı hale getirmiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi iptal kararını, taşınmaz satışı işlemine değil, “kamu görevlisi” olan notere doğrudan dava açılamayacağına dayandırmıştır.

 

Eğer noterlik bir kamu hizmetiyse, noterin veya çalışanlarının taşınmaz satışı dışındaki diğer işlemlerinden doğan zararlarda da tazminat talepli davanın önce devlete açılması ve devletin kusuru oranında notere rücu etmesi (Anayasa m. 129/5) gerekecektir.

 

Sonuç

Anayasa Mahkemesi, 2025/276 sayılı kararı ile noterlerin şahsi sorumluluk rejimini, kamu görevlilerine tanınan anayasal koruma kalkanının içine almıştır. Bu karar, noterlik işlemlerinden zarar gören vatandaşlar için muhatabın artık "Noter" değil "Devlet" olduğunu tescillemiştir. Bu durum, Noterlik Kanunu'nun genel sorumluluk hükümlerinin de yakın zamanda Anayasa’ya uygun hale getirilmesi için bir yasal değişikliği zorunlu kılmaktadır.


temsili noter

 

bottom of page