AYM'den Yeni Dönem: Kamulaştırmasız El Atmada Teminat ve Tehir-i İcra -Derdest Davalara Etkisi-
- 5 gün önce
- 2 dakikada okunur

Anayasa Mahkemesi’nin 13/5/2026 tarihli ve E.2026/24, K.2026/106 sayılı iptal kararı neticesinde ortaya çıkan hukuki durum ile bu kararın derdest (mevcut) icra takipleri ve davalara etkileri aşağıda hukuki nosyon çerçevesinde detaylandırılmıştır:
1. Hukuki Durumun Analizi ve İptal Kararının Niteliği
Anayasa Mahkemesi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Ek 4. maddenin 2. fıkrasını, "kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları" yönünden Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.
Kararın temel dayanağını; idarenin hukuka aykırı fiili el atması sonucu doğan tazminat ve fer'ilerine (vekâlet ücreti, yargılama gideri) ilişkin icra takiplerinde, idareye teminatsız tehir-i icra (icranın geri bırakılması) imkânı tanınmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği ve Anayasa’daki "peşin ödeme" ilkesiyle çeliştiği tespiti oluşturmaktadır.
2. İptal Kararının Mevcut İcra Takip ve Davalarına Etkisi
Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi iptal kararları geriye yürümez. Ancak usul hukukunun genel ilkeleri ve Yargıtay’ın müstakar içtihatları çerçevesinde kararın derdest davalara etkisi şu şekildedir:
A. Derdest İcra Takipleri ve Tehir-i İcra Talepleri Yönünden
Teminat Gösterme Zorunluluğu Doğan Takipler: İptal kararından önce başlatılmış ancak henüz icranın geri bırakılması (tehir-i icra) kararı bağlanmamış takiplerde, idare artık teminat muafiyetinden yararlanamaz. İcra Müdürü veya İcra Mahkemesi, İİK m. 36 uyarınca idareden teminat (para, banka teminat mektubu vb.) göstermesini talep etmek zorundadır. Teminat gösterilmediği takdirde icranın geri bırakılması kararı verilemez.
Tahsile Devam Edilebilirlik: İdarenin teminat yatırmaması durumunda, alacaklı (davacı) yönünden icra takibine devam edilerek idarenin haczi kabil malları veya banka hesapları üzerine haciz tatbik edilmesi imkânı doğar.
Kesinleşmiş Tehir-i İcra Kararları: İptal kararından önce idare lehine teminatsız olarak verilmiş ve kesinleşmiş tehir-i icra kararlarının mevcudiyeti durumunda, usul kazanılmış hak ilkeleri ve Anayasa kararlarının geriye yürümezliği kuralı gereği bu kararlar geçerliliğini korur. Ancak kanun yolu incelemesi (istinaf/temyiz) aşamasındaki kararlar bakımından iptal hükmü göz önünde bulundurulur.
B. Derdest Tazminat Davaları Yönünden
Esas Yargılamaya Etkisi: İptal edilen kural, yargılamanın esasına (tazminatın miktarına veya haklılığına) ilişkin olmayıp ilamın icrasına müteallik bir usul kuralıdır. Bu nedenle, ilk derece veya üst mahkemelerde görülmekte olan tazminat davalarının esası bakımından doğrudan bir etki doğurmaz.
İlamın İcraya Konulması Süreci: İlk derece mahkemesince karara bağlanan tazminat hükümleri, ilamlı icra takibine konu edildiğinde idare, kararı istinaf veya temyiz ederken icrayı durdurabilmek için teminat depozitosu yatırmak mecburiyetinde kalacaktır.
Sonuç Olarak
Anayasa Mahkemesi’nin kararı, icra takibinin durdurulması sürecinde idare lehindeki ayrıcalığı ortadan kaldırmıştır. Halihazırda devam eden takiplerde idare, ilamın icrasını tehir ettirmek istiyorsa genel hükümler (İİK m. 36) dairesinde teminat göstermek zorundadır; aksi halde alacaklı taraf haciz ve muhafaza işlemleriyle alacağını tahsil etme yetkisini haizdir. 7.8.2026
.png)


