Devlet Üniversitesi Hastanelerinde Malpraktis Nedeniyle Hekime Rücu- 2026 AYM Kararı
- 7 saat önce
- 2 dakikada okunur
16 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı, devlet üniversitelerinin tıp ve diş hekimliği fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri ile sağlık personeline malpraktis (tıbbi uygulama hatası) nedeni ile rücu davalarında anayasaya uygunluğu belirlemiştir.
Mevcut Rücu Sisteminin İşleyiş Esasları
Devlet üniversitesi hastanelerinde görev yapan öğretim üyelerinin (profesör, doçent, doktor öğretim üyesi) veya sağlık meslek mensuplarının tıbbi işlem ve uygulamaları (muayene, teşhis, tedavi) nedeniyle bir zarar doğması halinde (malpraktis), mağdur taraflar tazminat talebini doğrudan ilgili hekime değil, idare hukuku ilkeleri gereğince kamu tüzel kişiliğine sahip üniversite rektörlüğüne yöneltmektedir.
Yargı kararı neticesinde idare tarafından ödenen tazminatın, olayda kusuru tespit edilen kamu görevlisinden tahsil edilmesi sürecine "rücu sistemi" adı verilmektedir. Bu sistemin işletilmesinde, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu ile tazminatı ödeyen Üniversite Yönetimi iki temel merci olarak yetkilendirilmiştir.
3395 sayılı Kanun’un ek 18. maddesinin ikinci fıkrasında Üniversites Yönetimi’nin rücu kararınI Mesleki Sorumluluk Kurulu (MSK) kararı ve varsa ilgili hakkında görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak verileceği düzenlenmiştir. AYM, MSK kararının bağlayıcılığını değerlendirmiştir.
16 Haziran 2026 Tarihli Resmî Gazete'de Yayımlanan AYM Kararı
Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan itiraz başvurusunu inceleyen Anayasa Mahkemesi, Esas Sayısı: 2024/236, Karar Sayısı: 2026/52 olan ve 26/2/2026 tarihinde karara bağlanan ilamında, devlet üniversitelerindeki sağlık personeline yönelik rücu sistemini düzenleyen kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.
Söz konusu kararda rücu sisteminin yasal sınırları ve işleyiş mekanizması şu şekilde netleştirilmiştir:
1. Mesleki Sorumluluk Kurulu Kararı (Ön Değerlendirme Şartı)
Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık personelinin tıbbi uygulamaları nedeniyle idarece ödenen tazminatın ilgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ilişkin süreçte, öncelikle Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulunun değerlendirmesi aranır.
Kurul bir yıl içinde karar vermelidir.
2. Üniversitelerin İdari ve Mali Özerkliği ve Nihai Karar Yetkisi
AYM, Anayasa'nın 130. maddesinde güvence altına alınan üniversitelerin idari ve mali özerklik ilkelerine atıfta bulunmuştur.
Bu doğrultuda, Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararı üniversite yönetimi üzerinde bağlayıcı veya icrai bir emir niteliği taşımamaktadır. Kurul kararı bir ön değerlendirme teşkil eder.
Ödenen tazminatın rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına ilişkin nihai değerlendirme ve icrai karar alma yetkisi münhasıran ilgili üniversiteye aittir. Üniversite, Kurul kararını dikkate alarak altı ay içinde kendi nihai kararını tesis eder.
3. Sürecin Yönetimi ve Bütçe İlişkisi
Hatalı tıbbi uygulamalar nedeniyle açılan tazminat davaları ilgili üniversite aleyhine yürütüldüğü ve hükmedilen meblağ üniversite bütçesinden karşılandığı için, rücu sürecini başlatma ve sonlandırma yetkisi de bizzat üniversite idaresine tanınmıştır.
Sonuç
Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulunun teknik ve kusur yönünden değerlendirmesi alındıktan sonra, mali rücu konusundaki son hukuki tasarruf hekimin görev yaptığı özerk üniversite yönetimi tarafından gerçekleştirilecektir.

.png)

