top of page

Dünyadaki Yapay Zeka Düzenlemeleri: Güney Kore Yapay Zeka Temel Yasası - 2026

  • Paksoy
  • 27 Oca
  • 3 dakikada okunur

Güney Kore, yapay zeka teknolojilerinin düzenlenmesine ilişkin küresel rekabete, dikkat çekici bir düzenleme ile giriş yaptı. 21 Ocak 2025'te kabul edilen ve 22 Ocak 2026'da yürürlüğe giren “Yapay Zeka Temel Yasası” ("AI Basic Act") dünyanın en kapsamlı yapay zeka düzenlemesi olarak anılmaktadır. Her ne kadar Avrupa Birliği'nin Yapay Zeka Tüzüğü normatif kapsam bakımından son derece geniş olsa da yürürlüğe giriş takvimi, Güney Kore'nin tam yürürlük ve fiili uygulama hızı bakımından geride kalmaktadır. Avrupa Birliği Yapay Zeka Tüzüğü'nün yürürlük takvimine ve önemli tarihlere ilişkin yazımıza erişmek için buraya tıklayabilirsiniz.


Bu yazıda, yeni düzenlemenin temel unsurları, sektöre getirdiği yükümlülükler ve özellikle teknoloji girişimleri tarafından dile getirilen eleştiriler hukuki perspektiften ele alınacaktır.


  1. Genel Olarak Güney Kore Yapay Zeka Yasası

Güney Kore Bilim ve Bilgi-İletişim Teknolojileri Bakanlığı ("Ministry of Science and ICT"), yasanın temel hedeflerini, yapay zeka sistemlerine duyulan toplumsal güveni artırmak, yüksek riskli alanlarda emniyet ve hesap verebilirliği sağlamak, Güney Kore’yi küresel ölçekte ilk üç yapay zeka gücünden biri haline getirmek olarak açıklamaktadır.


Yasa, Avrupa Birliği düzenlemesine benzer biçimde risk temelli bir yaklaşım benimsemekte; özellikle “yüksek etkili” (high-impact) yapay zeka kullanım alanlarını odağına almaktadır. Ancak düzenleme, yalnızca şirketlere uyum yükümlülüğü getiren teknik maddelerden ibaret olmayıp, aynı zamanda ülkenin ulusal yapay zeka yönetişimini yeniden tanımlayan bir çerçeve oluşturmaktadır.


Yasa metninde yapay zekâ alanında ulusal bir politika çerçevesi ve stratejik planlama mekanizması oluşturulacağı düzenlenmektedir. Bu kapsamda hükümetin üç yıllık yapay zeka planları hazırlama ve ulusal düzeyde koordinasyon sağlama yükümlülüğü öngörülmektedir.


  1. Yasa ile Öngörülen Temel Yükümlülükler

A. Anlamlı İnsan Gözetimi ("Human Oversight")

Sağlık hizmetleri, ulaşım ve altyapı sistemleri, finansal hizmetler (ör. kredi değerlendirme, risk skorlama, kamu güvenliği ve kritik altyapılar alanlarında kullanılan yüksek etkili yapay zeka sistemleri bakımından, anlamlı insan gözetimi zorunlu tutulmuştur:


Bu kapsamda, karar alma süreçlerinin tamamen otonom sistemlere bırakılması değil; insan müdahalesine açık, denetlenebilir ve gerekirse durdurulabilir mekanizmalar öngörülmektedir.


B. Şeffaflık ve İçerik Etiketleme Yükümlülüğü

Özellikle üretken yapay zeka ve deepfake teknolojileriyle üretilen içerikler bakımından, içeriğin yapay zeka tarafından üretildiğinin açıkça belirtilmesi ve Filigranlama veya eşdeğer tekniklerle kullanıcıların yanıltılmasının önlenmesi zorunlu hale getirilmiştir.


Bu düzenleme, yanlış bilgilendirme ve manipülasyon risklerine karşı önleyici bir araç olarak kurgulanmıştır.


C. Kullanıcıların Önceden Bilgilendirilmesi

Şirketler, sundukları ürün veya hizmetlerde yüksek etkili yapay zeka sistemleri kullandıklarında, kullanıcıları bu hususta önceden ve açık şekilde bilgilendirmekle yükümlüdür.


Bu yükümlülük, bilgilendirilmiş rıza ve şeffaflık ilkelerinin yapay zeka alanındaki bir yansımasıdır.


3. Girişimcilik ve Teknoloji Ekosistemlerinden Gelen Eleştiriler

Her ne kadar yasa, hükümet tarafından “inovasyonu destekleyen güvenli bir çerçeve” olarak sunulsa da, özellikle startuplar ve erken aşama teknoloji şirketleri tarafından çeşitli eleştiriler gündeme getirilmektedir.


Bu eleştirilerin başında hukuki uyumun maliyetine ilişkin endişeler gelmektedir. Küçük ve orta ölçekli girişimler, teknik denetim, dokümantasyon ve hukuki uyum yüklerinin orantısız maliyetler doğurabileceğini belirtmektedir.


Öte yandan “Yüksek etkili yapay zeka” kavramının sınırlarının her somut kullanım için net olmaması, yani kavramsal belirsizlikler, şirketleri aşırı temkinli davranmaya veya bazı projeleri pazara sunmaktan vazgeçmeye itme riski taşımaktadır.


Başka bir kritik eleştiri, küresel rekabete ilişkindir. Bilindiği üzere ABD’de henüz bağlayıcı ve federal düzeyde bir yapay zeka yasası bulunmamaktadır ve AB’de de geçiş süreci zamana yayılmıştır. Buna karşın Güney Koreli şirketler bu ölçekte bir düzenlemeye dünyada ilk kez maruz kalanlar olmanın küresel rekabette dezavantaj yaratabileceğini düşünmektedir.


4. Yaptırımlar ve Geçiş Süreci

Hükümet, eleştirileri dengelemek amacıyla uygulamanın cezalandırıcı değil, kademeli ve destekleyici bir geçiş modeli benimsesine karar vermiştir. Bu kapsamda en az bir yıllık uyum süresi ("grace period") öngörülmektedir. Uyum süreci boyunca idari yaptırımlar sınırlı tutulacaktır.


Uyum süresi sonrasında, özellikle içerik etiketleme yükümlülüklerinin ihlali halinde 30 milyon Won’a varan idari para cezaları uygulanabilecektir. Mevcut haliyle yasada, cezai sorumluluk veya hapis cezası öngörülmemiştir.


  1. Değerlendirme ve Türkiye Açısından Önemi

Güney Kore Yapay Zeka Temel Yasası ve blogumuzda incelediğimiz dünyadaki diğer düzenlemeler, yapay zeka regülasyonlarının artık yalnızca politika belgeleri veya etik ilkeler olmaktan çıkıp, doğrudan uygulanabilir hukuk normlarına dönüştüğünü göstermektedir.


Türkiye’de faaliyet gösteren ve özellikle uluslararası pazarlara açılmayı hedefleyen, üretken yapay zeka veya karar destek sistemleri geliştiren şirketler açısından bu düzenleme açık bir mesaj içermektedir. Şeffaflık, denetim ve insan gözetimi artık yalnızca bir rekabet avantajı değil; hukuki zorunluluk ve temel gerekliliktir. Bu çerçevede, Türkiye’deki şirketlerin ve girişimlerin, henüz bağlayıcı bir ulusal yapay zeka yasası yürürlükte olmasa dahi, küresel uyum standartlarını şimdiden dikkate alması stratejik bir gereklilik haline gelmiştir.


Bu yazı Güney Kore Yapay Zeka Yasası'nı son derece kapsamlı olması sebebiyle ancak genel hatlarıyla ele almıştır. Yazı dizimizin devamında yasa metni incelemeleri yer alacaktır.


yapay zeka temsili

bottom of page